4 Temmuz 2014 Cuma

KUTLU ADALI'YI ANARKEN...


            6 Temmuz 1996 gecesi evinin önünde "faili meçhul" bir cinayete kurban giden yazar arkadaşımız Kutlu Adalı, öldürülmesinin 2. yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anıldı. Ama onun düşünce ve eylem şekline ters düşen işler de yapıldı.

Bazıları onun adından yararlanarak, parsa ve rant toplamaya çalıştı. "İlkesiz davrandıkları için"  yaşarken artık gitmez olduğu Işık Kitabevi, Kutlu'nun öldüğü yıl alelacele, onun kitaplarını yeniden basma adına, "Çirkin Politikacı Pof"u ve geçen yıl da yarım cilt (!) halinde de "Dağarcık"ı basarken, yazarı olduğu "Yeni Düzen" gazetesi de, onun "ölümüne neden olan son yazıları" yerine, eski yazılarından oluşmuş "Aklın Silahı Barıştır" adlı bir kitabı yayımlamıştı.

Işık Kitabevi bu yıl da, Kitap Fuarı'nı 6 Temmuz'u da içine alacak şekilde ve aynı mekanda düzenleme yolunu seçti. Kutlu Adalı Vakfı Yayınlarının ilk kitabı olarak bastırılan, Kutlu ve İlkay Adalı'nın şiirlerini içeren "Gideyim Buralardan Diyorum"un tanıtım gecesinde, hem anma gecesi için gelenlerin Fuar'da alış-veriş etmesinden, hem de kitabın satışından yararlanılacaktı. Oysa Fuar'da, Kutlu Adalı'nın anısına adanmış olan "Kıbrıslılık Bilincinin Geliştirilmesi" kitabı da içinde olmak üzere, Adalı'nın fikir dostu olan belli yazarların kitaplarını bulmak olanaksızdı. Zaten bu kitaplar, Işık Kitabevi tarafından hazırlanan "KKTC'de bu haftanın en çok satılan kitaplar" listesinde de hiçbir zaman yer almamıştı. Çünkü bu listede Kıbrıs'ta yayımlanmış kitap olarak, daima Işık Kitabevi yayınları eksik olmazdı.

***

Bu yıl, Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) da, "1. Kutlu Adalı Basın Ödülleri Yarışması" düzenleme inceliğini gösterdi. İyi hoş da, ödül verilen eserlerin bazıları, hiç de Kutlu Adalı'nın fikriyatına denk düşmedi.

"Tekel'den Tekme" haberi ile "Eylemde" fotoğrafı, tam isabet kaydederken, "Toros Tatbikatı 97'den görüntüler", anti-militaristliği ile tanınmış olan Kutlu Adalı'yı mezarında rahatsız etmiş olmalı. Hele "Dr.Fazıl Küçük Belgeseli"nin, Kutlu'yu, 1960'lı yıllarda kıravatından tutup Halkın Sesi Matbaasından atan bir kişi ile ilgili olması, seçimi yapan juri üyeleri açısından tam bir  talihsizlik eseri olsa gerek! Genç gazetecilerimiz, lütfen bundan sonraki yıllarda daha dikkatli olsunlar...

***

Kutlu Adalı Vakfı'ndan bir rica: Kutlu Adalı'nın son 35 yıla ait özellikle siyasi anıları ve son dönem yazıları, titiz bir şekilde derlenip, varsa yayımlanmamış olanlarla birlikte peyderpey kitap halinde yayımlanmalı. Kendisi bu işi sağken yapmayı çok arzuluyordu. Ama maddi koşullar uygun değildi. Şimdi ailesi tarafından, onun adına bir Vakıf kurulduğuna göre, bize göre yapılması gereken ilk iş bu olmalı. Yoksa bu vakıf da, diğer vakıflarımız gibi geleceğe kalıcı eser bırakamayacak.

***

Kutlu Adalı "Kasım 1995" tarihli son şiirinde şöyle diyordu:

"Umutlar umutsuzluklarla yarışır gibi savaşır

nenemi, dedemi anımsarım

Babam annem yarım kalmış aşklarım

Yollarda hala oynayan çocukluğum

Savaş yılları acılar felaketler

Bitmek bilmeyen barış özlemi

Yüreğim dayansın istiyorum

Dayanamıyorum

 

Gideyim buralardan diyorum

Selamsız kalmaktan korkuyorum"


Kutlu arkadaş, sen sana layık olanı yaptın, buralardan gitmedin. Zorlu kavgamıza katkını koydun. "Bu düğümü çözmek var son, hele dur" diyordun. Yüreğin dayandı, ama düğüm henüz çözülemedi; çözülmesini istemeyenler seni susturdular. Ama fikirlerini susturamadılar:

"Çekiyor kollarıyla kaçamıyorum

Zeytin veren toprak oluyorum

Özyurdumun insanına ürün oluyorum"

***

"Maviler yeşiller arasında köpüklenen ey deniz

Senin her dalgandan çıkan köpükte

Bir haykırış bir çığlık duyuyorsan

Yurdumun özgürlük türküsüdür bilesin"

 
(Kıbrıslı Türkün Sesi dergisi, Sayı:36, Ağustos 1998)

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder