13 Haziran 2015 Cumartesi

CTP “MİLLİ POLİTİKA”YI NASIL BENİMSEDİ? -2


“Özker Özgür başkanlığındaki bir CTP heyeti Cumhur­başkanı Rauf Denktaş’ı ziyaret etti... Özgür, bir soruya karşılık, “Görüş ayrılığımız yok, tıkanıklık da yok” dedi. Cumhurbaşkanı Denktaş da görüşmeyi “çok yararlı” ola­rak niteledi ve “Elbirliği ile bu işi yürüteceğiz” dedi.” (Yeni Demokrat, 27.4.1994)
***
“Özgür: “Sayın Denktaş ile her konuda yüzde yüz, tam bir görüşbirliği içindeyiz” diyemeyiz, ama zıt görüşler için­de de değiliz. Ufak tefek yaklaşım farklılıkları bu süreci bozmuyor.” (Yeni Demokrat, 29.4.1994)
***
“Meclis’te Güven Yaratıcı Önlemler Paketi’nin görüşül­mesi sırasında Özker Özgür’ün Denktaş’la ilişkilerine de­ğinirken, “Kıskanmayın bizi, çok da kıskanmayın” sözleri­nin yankıları sürüyor.” (Ortam, 5.5.1994)
***
“Değiştin... Değiştin... İyi değiştin” deyişinden sonra, Denktaş’ın yeni teşhisi: CTP, milli davadan dışlana­maz... Cumhurbaşkanı Denktaş, her ne pahasına olursa olsun çözüm isteyenlerin yüzde 1 oranında olduğunu, CTP’nin resmi kanadının böyle düşünmediğini ve seçim­lerde yüzde 25-30 oy alan bu partinin milli davadan dışlanamayacağını kaydetti.” (Ortam, 28.6.1994)
***
“CTP solcu iken, AKEL’in peşinde sürüklendi. CTP artık sağcı. Şimdi de Denktaş’ın peşinde sürükleniyor. Ba­kanlar Kurulu Denktaş’ın istemi doğrultusunda görüşme­lerin kesilmesine karar verdi. Ve Özgür de kararın altına imzasını attı. CTP nereye koşuyor dersiniz? (Nokta-Ortam, 28.7.1994)
***
“KTÖS tarafından düzenlenen “Kıbrıs’ta çözümün ve barışın önündeki engeller” konulu açık oturumda... dinle­yiciler arasında dalgalanma yaratan bir görüş de Özker Özgür’e yöneltilen “Rauf Denktaş barış önünde bir engel mi?” sorusuna Özgür’ün, Denktaş’ın BM tarafından sevilmemekle birlikte çetin bir müzakereci olduğu ve görüş­me sürecinde olumlu bir tutum izlediğini söylemesiydi. Özgür’ün bu yanıtı gülüşmeler arasında alkışlandı.” (Kıbrıs, 29.7.1994)
***
“Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Yaşar Spor ile eşgüdüm içinde çalıştıklarını anlatan Özgür, da­ha yapacak çok iş bulunduğunu, bu işlerin de aynı eşgü­dümle gerçekleştirileceğini ifade etti.” (Halkın Sesi, 11.8.1994)
***
“Özgür’den milliyetçi nutuk: Türkiye’nin destek ve yar­dımı olmadan hiç bir yere varamayız.” (Yeni Demokrat, 13.10.1994)
***
“KKTC’nin de katıldığı Dünya Turizm Fuarı bugün so­na eriyor... Özker Özgür, İngiliz gazetecilerin pek fazla il­gi göstermediği basın toplantısında, ortada politik sorun olduğu gerekçesiyle dünya ile ilişkimizi kesen, ticaretimi­zi engelleyen Rumlara veryansın etti.” (Kıbrıs, 17.11.1994)
***
“Cumhurbaşkanı adayı Özker Özgür... hem Denktaş, hem Eroğlu’nun artık “Kıbrıs’ta çözüm”den bahsetmeye başladığını ifade ederek, “nihayet gerçekleri anladılar ve bizim çizgimize geldiler. Oldu olacak, gelsinler CTP’ye üye olsunlar” dedi. (Halkın Sesi, 30.3.1995)
***
“CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Özker Özgür... Denktaş’ın 40 yılda, Eroğlu’nun ise 8 yılda yapa­madıklarını kendisinin 5 yılda yapacağını söyledi.” (Kıb­rıs, 31.3.1995)
***
Cumhurbaşkanı adayı Özgür, dün akşamki televizyon konuşmasında şöyle dedi: ‘Tek bir adamın dümen kırışlarıyla yalpalamaktan usandık. Yeni dönemde toplum ola­rak Türkiye ile birlikte salim bir limana mutlaka birlikte ulaşacağız. Size bu hedefi gösteriyorum... Birlikte çalıştı­ğım ve yakından tanıdığım Sayın Denktaş’ın çözüm için içtenlikli bir uğraş vereceğine inanmıyorum. Halkımız ve dünya da inanmamaktadır. Boşa zaman kaybettiğimiz ye­ter. Kendime düşen görev sorumluluğu bilinciyle aday ol­dum. Huzurlarınızdayım. “ (Kıbrıs, 5.4.1995)
“Özgür, televizyonda yaptığı konuşmada “Size içtenlik­le çözüm öneren ve seçilme şansı olan tek aday benim” dedi.” (Kıbrıs, 10.1995)
***
“Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı’ndan isti­fa gerekçelerini dün parti merkezindeki bir basın toplantı­sıyla açıklayan CTP Genel Başkanı Özker Özgür, yakla­şık iki yıllık koalisyon döneminde barış, demokrasi, fede­ral çözüm ve sosyal adalet sözlerinin hiçbirini yerine ge­tirmediklerini belirterek, “Bana çekilmekten başka çare kalmadı” dedi... Özgür, hükümet protokolünde federal çö­züm öngörülmesine rağmen Denktaş’ın çözümden uzak­laşmak için her türlü olumsuzluğu sergilediğini, “açık-kapalı” uyarılarını duymazlıktan geldiğini ve “entegrasyon” duasını okumakta ısrar ettiğini belirterek, bu durumda isti­fadan başka seçeneği kalmadığını söyledi... Ülkenin nü­fus politikasının “sanki başka yerlerde” belirlendiğini söy­leyen Özgür, hükümet ne tür önlem alırsa alsın bu “baş­ka yerlerde” belirlenen politika nedeniyle uygulanama­dığını söyledi.” (Birlik, 31.10.1995)
***
Cumhurbaşkanı Denktaş, Özker Özgür’ün ailevi ve parti içi sorunları yüzünden istifa ettiğini söyleyerek şöy­le konuştu: “Özker Özgür benimle ihtilafını kendisini kur­tarmak için garnitür olarak kullanmıştır.” (Birlik 1.11.1995)
***
Denktaş’ın Kıbrıs gazetesiyle yaptığı söyleşiden: “Sa­yın Özgür’ün benimle görüşmelere katılmasını ben iste­dim... Büyük değişiklik olmuştur. Bu değişiklik davanın lehine olmuştur. Bizim savunduğumuz esas ilkeleri sa­vunmuştur, iyi bir şekilde savunmuştur. Ama bunu yap­tı diye kendi partisi içinde acaba bu nedenle mi zorlu­ğa düştü, ben onu bilemem. Belli ki parti açısından tu­tunamadı. Büyük çalkantılarla karşılaştı ve çekildi. Yok­sa milli dava hususunda söyledikleri, büyükelçilerle ko­nuşmalarında savunduklarıyla bize ters düşmüş değil­dir... CTP bugüne kadar bizimle birlikte savunduğu il­kelere artık sırt çeviremez, diye düşünüyorum. Bu da ce­maatımız ve davamız açısından büyük bir kazançtır.
***
Soru: Sayın Özgür istifa ederken çok sert eleştiriler­de bulundu. Sözü, “İpler hükümetin elinde değil” deme­ye getirdi.
Yanıt: Mecbur oldu ona zannedersem. Kendisi de bunun farkındadır. Başka mercilere söylediklerini ben bilirim. Ona mecbur oldu. İç parti açısından mecbur ol­du. Topu yine bana attı, suçu yine bana yükledi. Rum­lara mesaj verdi, maalesef. Ama zannedersem kendisi çok şey öğrendi, meselenin savunmasında, meselenin ne olduğu konusunda ve Rumları anlamada. Dediğim gibi bu yararlı olmuştur.” (Kıbrıs, 20 Kasım 1995)
***
“CTP’nin de “bu memleketin çocuklarının partisi” ol­duğunu belirten Denktaş, CTP’nin çalışmalarını herke­sin takip ederek, “davaya ve insanlarımıza zarar verme­yen bir çizgide olmasını sağlamak gerektiğini” de kay­detti... Denktaş, şöyle konuştu: “Son koalisyon görüş­melerinde entegrasyon konusuna kadar uyum içinde geldiler. Ben eminim ki Rum tarafı AB yolunda ısrar eder ve AB da Rumları meşru hükümet olarak tanırsa, CTP de Kıbrıs Türklerinin elinde entegrasyondan başka çıkış yolu kalmadığını görecektir. O noktaya gelindiğin­de partiler, koalisyonlar değil, millet karar verecektir. Ben milletime güveniyorum.” (Yeni Demokrat, 7.12.1995)

(Yeni Çağ gazetesi, 7 Ocak 1996)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder